Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Cahit Sıtkı Tarancı ,ölüm şairi olarak anılır. Onun ölüm şairi olarak anılmasının nedeni ölümü yaşıyorken yaşamasıdır. Bir nevi kendini yaşıyorken öldürmesidir. Ölümü her ân düşünmesi ve buna zıt olarakta yaşamı çok sevmesi, aynı zamanda şiirlerindeki en belirgin  temadır. Yaşamayı çok sevmesi ve her an ölümü düşünmesi kendini derin kuyulara hapsetmiş olmasının en göz önünde olan kanıtıdır.
Cahit Sıtkı, ölüm gerçeğini kabul etmenin yanında  yaşamayı da çok sevmiştir bu onu içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştur bu durum ilk başta onun aleyhine gibi görünsede aslında bu zamanla onun tarzı haline gelmiştir. Yaşam sevgisi ve ölüm gerçeği denilince direkt akıllara Cahit Sıtkı gelir olmuştur zamanla. Bu onun tarzı olmuş ve herkes tarafında da bilinmiştir.
Cahit Sıtkı şiirlerini lise yıllarında yazmaya başladı bunun  yanında ; Baudelaire,Mallerme,Rimbaud hayranıydı.Bu yazarları çok okur çok özümserdi. Onu keşfeden , tanıtan ve edebiyat dünyasına kazandıran kişi Peyami Safa’ydı. “Akademi ve Servetifunun” dergisinde yazdı. Aynı zamanda “Paris Radyosunda” Türkçe yayımlar yapmıştır. “Otuzbeş yaş” şiiri ile 1946’da CHP şiir ödülünü almıştır.” Sanat için sanat” anlayışına bağlı kalmış ve  hece veznine düşkün bir sanatçıdır. Sembolizm ve Romantizm etkisinde kalmıştır.
Cahit Sıtkı Türk Dili ve Edebiyatına farklı bir bakış ve farklı bir yorum getirmiştir.

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Üç tane şiir kitabı olmasına rağmen şu zamanda bile hala çok okunur. Ve hala yurt dışında en çok tanınan şairlerden biridir. Kendi hayat yolunu tamamlayamamış bir şair şuan bile bu kadar çok biliniyorsa belki de daha çok yaşasaydı, tüm dünyaya hitap eden eserleri olurdu. Ve belki de insanlığın bazı şeylere farklı bakmasını sağlardı. En başta dünyaya ve insanlara farklı bakmayı öğretirdi. Cahit Sıtkı yolun yarısını yaşamış bir şair olarak bu ülkenin ender yüzlerindendi…

Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm
Sende tattım yemişlerin cümlesini
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin.
Desem ki…

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir