İtiraf mı edemeyiz yoksa tanımadığımız için mi kaçarız duygularımızdan…

Biz dışa derli toplu görünüp içi hep dağınık olanlar, dikiş tutturamayanlar, gelişigüzel yaşamayı bilemeyenler, her şeyi öldürse de içindeki umudu gizleyenler merhametinden utananlar, olmadığı biri gibi görünenler, yalnızlaştırılanlar, tanınmayanlar…

Biz güneşin doğuşu ile maskesine bürünüp gecenin kırılma anından itibaren benliği ile ortaya çıkanlar gecelere sığınanlar, geceye ait olmayı seçenler aydınlık da herkesin konuşmasına izin verip gece kendini dinleyenler, güneşin doğuşu ile kalbini söküp yastığının altına saklayanlar…

Tercih bizim miydi? Olmadığımız kişiliklere bürünmek, yanlış tanınıp yargılanmak ve itiraz edememek, merhametsiz katı kötü görünmek zorunda kalanlar görünmeye mecbur bırakılanlar…

Birine gözyaşını saklamasını öğretirseniz şayet; o gözyaşından önce kendini saklar sizden, aynalardan kaçan ama aynalara koşan birinin mimarı olursunuz, çok beğendiğiniz kişilikleriniz insanları tanımak yerine yargılamayı seçerse birini daha hapsedersiniz geceye.

İşte biz geceye hapsolmuşlar geceyi seçenler, geceye ait olanlar, toprağı olmayanlar kendi ailesinde bile yama gibi duranlar, biz hiç kimsenin eşiği olamayanlar, kendi eşiği kendi evi kendi çatısı bile olamayanlar kendinden bile kaçanlar durup da kendi ile yüzleşmeye cesareti olmayanlar

Uzak olduğu soğuk davrandığı yalnızlığı sevdiği, hatta kötü olduğuna karar verilenler çok çığlık attık çok seslendik her bağırış da bir kapı daha kapandı, her kapıda biraz daha düştük her düşüş de biraz daha büründük maskelere ta ki yüz hatlarımızı unutana kadar. Gecelere bu yüzden sığındık maskeleri çıkarıp aynalara koştuk unutmamak için kendimizi, içimiz de ki insan kırıntısını silmemek için uzaklaştık insandan, vicdanımızı köreltmemek için gündüzleri soğuk olduk çünkü kime iyilik ile gidersen kötülük doldurur avuçlarına. Kimi ince düşünürsen o kadar ince ince yakar canını. Bu yüzden kaçtık siz olmaktan gözyaşlarımızı ulu orta akıtmaktan yüce merhametimiz ile övünmekten insanları tanımaya çalışıp o kadar da onları kırmaktan.                                                                    

Gri kalabilmek için gittik çoğu zaman…

insana rağmen insan kaldık.

Sorgulandık yargılandık kötü ilan edildik hepsinde içimize eğildik ve sonunda gömüldük gece de iyi gelmez oldu yaralara, maskeleri çıkarma ihtiyacı duymadık, uykudan ödün verip kendimi hatırlama zamanlarımızı uykuya teslim ettik dilimize uykumu düzene koydum erken uyu yorumlar yamaladık oysa kaybolduk, uykularda unuttuk gerçek benliğimizi geceleri uyumuyorum diyenlere hasretle baktık hatta hala daha kendinden umudu var diye, onlar fark etmeden imrendik onlara, henüz geceden bile vazgeçmeyi göze alamadılar çünkü onların geceleri vardı uyumadık diye övündükleri oysa onlar yüzünden biz uykuya sarılmıştık sıkı sıkıya, geceyi hasretle selamlıyoruz şimdi, geceye bile uzaklaştık.

 Hiç tanımadıkları bize hiç bilmediğimiz yerler gösterip senin yerin burası dendi oturduk durduk üzerimize olmayan kıyafetler içinde bir maske daha taktık ve sonra bu kadar yargıya inanıp acaba ben bu muyum deyip kendimiz ile çeliştik çünkü her ne kadar öldürsek de içimizi içimize olan bu yıkım bitmedi.

İşte bu yüzden; geceye varmaktan korkup erkenden uyuyanlara, uykuya sığınanlara ve kutsal geceye selam olsun…

Yorumlar

  1. Hatice Nur Çelebi 14 Aralık 2021 at 12:53 pm

    O kadar derinden bir yazı ki. İçinde kendimi buldum. Sanki kalbimi beynimi okumuşsun gibi. Ne kadar da benziyoruz aslında şimdi farkettim. Ve çok üzücü. Eğrelti durmak bu dünyadan farklı hissetmek hissettirilmek ne kadar da zor tekrar hatırladım. Kalemine sağlık çok etkileyiciydi

    Cevapla
    1. Diliruba Yetimoğlu 23 Şubat 2022 at 12:03 am

      Çok teşekkür ederim, biz kendimiz olmaya çalıştıkça yeni maskeler bürünmek zorunda kalıyoruz ne yazık ki. bir sabah maskeleri takmadan evlerden çıkma umuduyla…

      Cevapla
  2. Kara Faruk 7 Ocak 2022 at 6:03 pm

    Tebrik ediyorum güzel olmuş.

    Cevapla
    1. Diliruba Yetimoğlu 23 Şubat 2022 at 12:04 am

      Teşekkür ediyorum efendim.

      Cevapla

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir