Seni düşünmek…

Ah seni sevmek, seni düşünmek, aklına düştüğünde tebessüm etmek… Ne kıymetli şeysin sen oysa, sevince açıyormuş bütün çiçekler, kışlar bahar oluyormuş, sararan yaprakları yeşil görüyormuş insan, solmuyormuş gönül bahçesinde açan çiçekler. Sevince güzelleşiyormuş hayat oysa. Sevdiğini düşününce yıldızlar dökülüyormuş insanın aklına. Ne kıymetli şeymiş değil mi sevmek? Sadece sevmekten bahsediyorum. Peki ya sevilmek? İnsan sevdiğinde her şey güzel görünüyorsa, sevildiğinde nasıldır sizce? Çok kez denk geldim, hem sevmenin hem de sevilmenin güzelliklerini bir arada yaşayan insanlara. Onlarda nasıl bir değişim oluyor size söyleyeyim mi?

Çok kızgın, her şeye kızan, öfkelenen, bağırıp çağırabilen birinden bahsediyorum. Ne zaman ki biri tarafından sevilmeye başladı. Önce bir afalladı, alışkın değildi çünkü. İnsan hiç mi sevip sevilmez diye düşünüyor değil mi? Nasıl olur da daha önce hiç sevilmemiş olur? Hayır hiç sevilmemiş, bu yüzden hep öfkeli, hep kızgın, hep asık suratlı. Çocukluğundan beri süregelen bir durum bu elbette. Sevilmeye ihtiyacı olduğu durumlarda, ötelenmiş, kendi yaşam alanını oluşturmuş. Kendini soyutlamış sevmekten ve sevilmekten. Sonra hiç kimseye güven duymamış, sevgi duymamış. Sizce de olağan değil mi? Sonra bir gün, her ne kadar kendini geri çekse de kapılmış sevmenin ve sevilmenin güzelliğine.. Afallamış elbette, hiç böylesini yaşamamış ki. Nasıl afallamasın.. Sonra öyle bir alışmış ki bu kıymetli duygulara. Kaybetmekten korkmaya başlamış. Çünkü düşünün, sabah uyanmak için, gece heyecandan uyuyamamak için, yaptığınız her işten keyif almak için, her işi aşkla yapmak için bir sebep var artık. Seviyor ve seviliyor. Her sabah erken uyanıyor sırf günaydın diyebilmek için, gece heyecan duyuyor çünkü en son gördüğü ya da en son konuştuğu kişi yine yârim dediği.. Yürüyüşe çıkacak ayakkabısını giyiyor, yüzünde minik bir tebessüm. Neden? Aklında yine yârim dediği var.. Hayat bir müddet güzelleşiyor. Normalde kızacağı ne durum varsa önce bir sakin davranıyor. Ne diyordu Yunus Emre; “İnsan sitaresini bulunca aklına yıldızlar dökülür.” Çünkü insan sevdiğini bulunca gökyüzündeki tüm yıldızlar tek olur. Sevdiğini temsil eder, ay bir başka doğar , sevdiği kadar parlak ve ihtişamlıdır âşık için..Güneş bir başka doğar, bir başka ısıtır yeryüzünü. Gökyüzünde bir başka durur. Ahh sevmek, hep onu düşünmek.. Attığın adımda bile kendini güvende hissetmek. Seviyorum diye dolu dolu söylemek. İliklerine kadar sevmeyi ve sevilmeyi hissetmek. Sevmek aslında nasıl bir duygu biliyor musunuz?

Hani karlı ve soğuk kış günleri vardır ya, işte tam o soğukta montsuz kalmış birini düşünün. Mont, aslında “sevgiyi” temsil ediyor. Sonra biri geliyor, sıcacık şöminenin başına götürüyor o montsuz kişiyi. O gelen de ” yâri” temsilen orada. Ateşin karşısında, sıcak kahvesi ile yavaş yavaş ısınıyor montsuz kişi. “Kahve” aşktaki kıymetli sıcacık güzellikleri temsil ediyor. Güven gibi, sadakat gibi, şüphesiz sevmek gibi… Peki ya “ateş”? İşte ateş de aşkın ta kendisi. Montsuz kişi önce yâri ile karşılaştı, sonra güven duydu, sonra yavaş yavaş iliklerine işleyen ateşi hissetti. İşte sevmek tam da dışarıda karlı bir günde montsuz kalan kişinin, sıcacık şöminenin başında ısınması kadar eşsiz ve güzel. Bu yüzden ne olur sevmenin ve sevilmenin o güzelliğini, o saflığını hissedelim, hayat sevince güzel ve artık bunun idrakına varalım. Her birimizin şöminedeki sıcaklığa ihtiyacı var..

Sevelim…

Yorumlar

  1. Ayşenur 16 Aralık 2020 at 3:26 pm

    Çok güzel Bi yazı olmuş kalemine sağlık Aybüke hanım sevelim sevilelim

    Cevapla
    1. Aybuke Selda Çınarlıdere 16 Aralık 2020 at 4:21 pm

      Teşekkür ederim Ayşenur hanım.😊

      Cevapla
  2. Hatice Çırak 16 Aralık 2020 at 5:58 pm

    Emeğine sağlık mükemmel bir yazı olmuş. Sevmenin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladım:)

    Cevapla
    1. Aybuke Selda Çınarlıdere 16 Aralık 2020 at 6:42 pm

      Çok teşekkür ederim, böylesi kıymetli bir duygunun değerini anlatmak istedim. Sizlerde bir iz bıraktıysam ne mutlu..😊🌸

      Cevapla
  3. Fatma Topal 16 Aralık 2020 at 7:38 pm

    Emeğine kalemine sağlık insanın içini ısıtan bir yazı olmuş. Sevmeye sevilmeye bir başka bakış açısı ile bakmak oldukça güzeldi. Yazılarınızın devamı gelmesi dileğimle 🥰❣️

    Cevapla
    1. Aybuke Selda Çınarlıdere 17 Aralık 2020 at 12:23 am

      Çok teşekkür ederim, yüreğimde bu duygular yok olmadıkça kaleme dökmeye devam edeceğim. 🌸🙏

      Cevapla
  4. Murat Taşkıran 21 Aralık 2020 at 7:41 pm

    Şiir gibi bir yazı… Tebrikler ASÇ 😊

    Cevapla
    1. Aybuke Selda Çınarlıdere 22 Aralık 2020 at 9:20 pm

      Çok teşekkür ederim Murat Bey.🌸✒️🙏

      Cevapla

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir