Ayakta duracak hali yokken hayatta dururmuş insan.

Nedenlerim beni birçok kez ayağa kaldırdı, sonuçlara bakmadan ilerledim kaybettiklerime değil de yaşadığım ana odaklandım. Çoğu zaman yürümeyi bir tarafa bırakalım dizlerimin bağı çözülür de adım atamaz hale gelirdim, yeniden yürümeyi nedenlerim ile birlikte öğrendim.

Kimi zaman sessizlik ile kimi zaman yokluk ile çoğu zaman çaresizlik ile boğuştum, kaçışı uyku da aramak yerine uyumayarak acımı hep diri tutmakta buldum, defalarca bittim, buna dayanamam dediğim cümleler başlatıp utanarak dilimi ısırdım, meğersem ben güzü hiç tanımamışım kışı yaşadım. Sırtımdaki yükler ile devam edebilmek için duygularımı yollarda terk etmişim, olmadığım fotoğraflardan hırsla çekilmişim hiç olamayacağım yerlere gitmekten ben vazgeçmişim, çabamın boşa olduğunu aslında yürümeyi hiç bilmediğimi çok sonra fark ettim, o fotoğraflardan kendim çıktım sandım hiç yer açmamışlar bana bilmeden yaşamışım, acı daima peşimde imiş de ben ıslık çalıp ayak sesini bastırmışım, aydınlıkta yürüdüğümü sanıyordum yolum hep karanlıkmış seni takip ediyordum oysa karanlığı aydınlık gösterdiğini bilemezdim, dünü bizim yarını bizim sanıyordum dün benimle hiç olmamış yarına ümitler vermişsin, sen karanlığa aşık ben sana hasret gelmişim arkandan, sen gidince anladım karanlıkta yürüdüğümü. Bu yollar için, sırtımdaki sorumluluklar için ardımda bıraktığım hislerimi arayıp durdum da neyle boğuştuğumu bilemedim.

Gitmeye karar verdikçe geriye döndüm ilerlediğimi sandığım her adımım geriye doğruymuş başladığım yerdeyim şimdi. Kışı öğrenmekte ayaza alışmaktayım yorgun ve bitkin vücudum yine bulup çıkarıyor nedenlerimi tam oturmuş vazgeçmiş iken duramazsın diyor sanki, mecburen kalkıyorum, ruhum ve geriye kalmış bir kaç parça hislerim gelmiyor benimle adeta bir robot misali ayaklarımı sürüyerek yürüyorum nedenlerim ve sorumluluklarım var ayakta duracak halim yokken hayata kafa tutarak yeniden yürüyorum ama bu defa hissiz.

Yeniden başlamadan bu yola, güvene olan inancımı aynı hataya düştüğüm yerde, sevgiye olan ihtiyacımı senin beni unuttuğun o köşe başında, mutluluğa olan isteğimi ayaz da kalmış ruhumun yanında bırakarak daha bir hissiz yürüyorum yolumu. Kimsenin fotoğrafında olmak istemiyor hiç bir şarkıyı mana ile dinlemiyorum artık, gönlümü geride bıraktıktan sonra ayaz da kalıp üşüttükten sonra uçmayı yeni öğrenmişken sert zemine bu kadar çabuk düştükten sonra beni bulmanı istemiyorum, kaybolduğum bu yollarda yalnız başıma yürümeliyim, yol arkadaşı alamam yanıma yeniden bu boşluğa düşemem. Kapıları kapatıp, pencerelerdeki çiçekleri indirip yola devam etmeliyim. Yeniden o pencerelere kuşların gelmesine izin veremem. Alışkanlıklar ile ilerleyemez hisler ile yola devam edemem. Yıkık dökük ama ayakta durmalıyım. Bir daha düşersem eğer yeniden başlayacak bir neden bulamam bu yolu bitirmeliyim karanlık ya da aydınlık ne fark eder ki içimde korku dahi hiç bir his kalmamışken. Bir sebep bulmamak üzere bunu kendine niye yaptın çocuk diyerek yürüyeceğim bu yolları.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir