Dünya genelinde kadın hakları dillendirilirken  dahi bunun arkasında sebep arayıp gerçek anlamda onu savunmak için mi yapılıyor diye sormak gerekir. Neden mi? Kadın üzerinden yönetmeye çalıştıkları bir algı var desem klasik bir sosyolog konuşmasına daha şahit olacaksınız ya da – çok dinledik biz bu masalları –  diyeceksiniz. Öyleyse soruyu şöyle  çevirelim çağımızda kim dillendirdi bu kadın haklarını? Cevabı basit, hakkını çiğneyenler. Birisi elinizdeki uçurtmayı alıp ipini serbest bıraksa sonra da etrafındaki insanlara “ Yakalayın uçurtmayı kaçıyor!” diye seslense…?

İşte bu konudaki düşüncem tam da bu. Birileri zaten sizin olan hakkı arıyor, çünkü bunu almaya çalışan da onlar. Tarihi süreçte kadının ; anaerkil yapıda tapınılan kutsal varlık, kimi toplumlarda erkeklerle eşit hak ve özgürlüklere sahip, ataerkil toplumlarda erkeğe göre ikinci derecede bir konum taşır ve bazı kültürlerde hiçbir hak ve özgürlüğe sahip olmadığı söylenebilir. Tabiat verimlilik ilaheleri gibi kişileşen ilahlardan tutun Hıristiyanlık ‘ta tanrıyı doğuran Meryem ana ya da tam zıttı Sümer ve Babil efsanelerindeki tanrıya hizmet için yaratılan kadın, Eski Yunan’ da hiçbir siyasi yetkisi olmayan, miras verilmeyen nice olumsuz anlayışa kadar davranışta ve düşüncede ya çok yüceltme ya da çok alçaltmaya yer vermiştir. Günümüzde de kadınla erkek eşittir deyip kadın fıtratına yapılmış her türlü çirkin hakareti içinde barındıran tutumlar meydana gelmektedir. Kadın ve erkek eştir, birbirini tamamlayan bir bütündür oysa, farklı yetenekte, farklı yaratılışta bir bütün olmayı bize ne batı ne de kadın tapınıcıları öğretegelmiştir.

İslam’da ise Resulullah’ ın bize öğretileri bir menfaat ilişkisi değil adalet, merhamet ve muhabbet ilişkisidir ve kadın dendiğinde de ahlaki ilişkiden bahsedilir. «Sizin en hayırlınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.» diyen Resulullah, yine veda hutbesinde : « Ey insanlar! Kadınların haklarına riayet etmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah’ın emaneti olarak aldınız. Onların namus ve iffetini Allâh adına söz vererek helal edindiniz. Dikkat edin! Sizin kadınlar üzerinde hakkınız olduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin onların üzerindeki hakkınız iffet ve namuslarını korumalarıdır. Kadınların sizin üzerindeki hakları geleneklere uygun biçimde yiyecek ve giyeceklerini sağlamanızdır. Kadınlar hususunda Allah’tan korkun ve ONLARA EN İYİ ŞEKİLDE DAVRANIN.» diyerek tembihlemesi ve bu konunun özellikle altını çizmesi bize kadın değerini ortaya çıkaran bir anlayışı, bir dinin kadın konusundaki tamamlılığını gösterir. Sadece kadın değil erkeğin ve kadının birbiri üzerindeki haklarına değinirken üstünlüğün de yalnızca takvada olduğunu belirler İslam dini. Bu zamana kadar hiçbir romanda okumadığım kadar kadına sevgiyi yine en güzel örnek Hz. Muhammed (s.a.v)’in Hz. Aişe annemize sevgisini «Kör Düğüm Gibi» ibaresiyle ifade etmesinden yine Hz. Aişe’ nin (r.a) sık sık “Ey Allah’ın Resulü, kör düğüm ne alemde? “sorusuna da «İlk günkü gibi» cevabını vermesiyle gördüm. Tabi geniş bir konu ama şu kadarını söyleyeyim ki uçurtmanızın  ipini salan birtakım insanların uçurtmanızı yakalamaya çalışma çabası, kandırmadan ibarettir. Onların ardından değil, Firavunların  karşısında dimdik duran Asiyelerin,  Haticelerin,  Fatımaların ve Aişelerin ardından koşun…

Adeviye Betül Seçilmiş

Yorumlar

  1. Hatice Nur Çelebi 25 Kasım 2020 at 5:44 pm

    Güzel kaleminden bu kelimeleri okumak çok gurur vericiydi. Kalemine sağlık canım arkadaşım.

    Cevapla
  2. Adeviye Betül Seçilmiş 26 Kasım 2020 at 12:48 am

    Eyvallah, teşekkür ederim kardeşim. Asıl yazımın Zuhren ‘de yayımlanması onur verici🌹

    Cevapla

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir