Aslında geleceği düşünmek güzel olduğu kadar korkutucudur da. Gelecekteki bizi düşüncelerimizde istediğimiz kadar yönetsek bile, şimdiki bize hakarettir bu bir nevi, sanki şimdiki bizi sevmiyormuşuz da geleceğin mükemmel olacağını düşünüyormuşuz gibi hatta gibisi fazla öyle. Hoş insan olmamızın kanununda bu yok mudur zaten? Tabiatımız bize şimdiki bizden kaçıp gelecekteki bize sığınmamızı öğütlemiyor mu, hangimiz yapmıyoruz bunu? Geleceğin huzurunu inşa ettikten sonra şimdinin fırtınalı yağmurundan kaçıp onun çatısı altında, fırtınanın dizginlenmesini beklemek güven denen şey olsa gerek. Bir yavrunun annesine sığınması gibi sığınıyoruz geleceğe. Sığınmak demişken bu kelime ne kadar nankör böyle hayır hayır nankör olan kelime değil insanlar demeliydim değil mi? Öyle olmasa şimdiki bizi karalayıp gelecekteki bizi hayal etmezdik ya neyse. Çıkarıp koyalım at gözlüklerimizi bir kenara da bakıp eleştirelim şimdiki bizi. Bugünden hep şikâyet ederiz, ederiz de farkına varmayız bugünü bozanın biz olduğunun. Gerçi hangimiz bu gerçeklerle yüzleşecek ve kabul edecek kadar cesuruz ki? Bir kere olsun geleceği düzeltmeye çalışmak yerine neden şimdiyi düzeltmiyoruz? Belki de o hayalini kurduğumuz gelecek hayalde kalmaz da gerçek olur diye hiç düşünmüyoruz. Şükürsüzlük şarabından kadeh kadeh içerken neden o kadehleri kırıp yolumuza devam etmiyoruz? Yağmurdan kaçıp gelecek çatısı altına sığınıyoruz, oysa bir kere olsun delicesine ıslanmıyoruz. Şimdi yağmurundan ıslanacakken gelecek şemsiyesini açıyoruz hâlbuki şimdi yağmuru da bizim için bir zamanlar hayalini kurduğumuz gelecekteki biz değil miydi?

Yorumlar

  1. Hatice Nur Çelebi 11 Mayıs 2021 at 5:11 pm

    Çok sürükleyici ve düşündürücü bir yazı🌹 kalemine sağlık

    Cevapla

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir