Edebiyat bizlere öncelik olarak, kelimenin de kökünde bulunan edep kavramını tam anlamıyla anlama ve yaşamımızda da uygulayabilmeyi öğretme sorumluluğu taşır. Elbette ki bu yalnızca bir başlangıç. Edebiyat, edepli olmayı, üslupla bir şeyler anlatabilmeyi bir öğretmen vasıtasıyla bizlere ulaşıp, değerleri bizlere öğrettiğinde, biz asıl konuya ve en önemli kısma gelmiş oluyoruz. Edep ve edepli olma özelliğini öğrenmiş, daha doğrusu bu kavram ile eğitilmiş kişiler olduktan sonra edebiyat bize, yani öğrenmek isteyenlere altın tepside çok kıymetli ikramlar sunar.

Örneğin öncelik olarak bizi bir kelimenin köküne, en derinine, o kelimenin ilk başlarda nerede hayat bulduğuna, nerede nefeslendiğine ve bize nasıl ulaştığına götürüp, birikim elde etmemizi sağlar. Daha sonra bize ikram olunmuş olan birikimleri, bizim nasıl ve ne ölçüde kavradığımızı, ne denli bu ikrama sahip çıktığımızı denetler. Demek istediğim o ki , belki de başlangıç noktasında edep ve üslubu, bize hayatta bir davranış biçimine dönüştürmemizin gerekliliğini bu nedenle öğretti. Sonrasında ikramı sunanlara, ikram edenlere bizim ne kadar saygı göstereceğimizi ölçmek için.

Böyle düşünüldüğünde edebiyat ilk etapta, bir çok şey öğretmiş oluyor. Daha sonrasında da konuşmayı, anlatmayı çok seven ve çok konuşan bir toplum olarak, hemen hemen hepimizin, çoğunlukla ve sıklıkla yaptığı yanlışı, konuşma dilinin yazı diliyle aynı şekilde yazılmaması gerektiğini öğretiyor.

Bunu da öğrettiğinde, bizler konuşulan kelimelerin yazı dilinde de konuşulduğu gibi yazılmayacağını öğreniriz. Aslına bakılırsa edebiyat bizlere şairlerin, yazarların hayatlarından, kişiliklerinden önce başlangıçta dâhi hayattaki değerleri öğretmeyi amaçlıyor. Elbette ki öğrenmeye meyledenler için. Çünkü öğrenmeye meyletmek, ruh içre bulunan ve insanın öğrenme güdüsünün devam etmesini sağlar. Ancak devam eden bu öğrenme güdüsü, meyledilen konuyla da direkt olarak bağlantılıdır.

Örnek verecek olursak, edebiyatı yalnızca şair, yazar olmak veyahut ileride yapacağı başka meslek için yalnızca alt bir basamak olarak görenlerle ve bu şekilde devam edilen ve devam edilmesi beklenen bir öğrenme güdüsü olamaz. Çünkü edebiyatı öğrenmek bir bakıma “edebi’hayat’ı” öğrenmek demek. Edebiyatı ders olarak düşündüğümüz zaman ise, içerisinde Osmanlıca, Klasik edebiyat ve dolayısıyla beyitleri, Türkiye Türkçesi’nin ne olduğunu öğreten bir dal olduğunu görürüz. Bu dalı yalnızca basamak olarak düşünürsek, öğretilmeye çalışılan lîsan, kırılma eğilimi gösterir.

Elbette ki kırılan lîsan da, senin onu basamak görüp önemsemediğin gibi, o da seni önemsemez ve dolayısıyla unutursun. Bu nedenle edebiyat bir bölüm ve bir dal olarak düşünüldüğünde öğreneceğin ve meyledeceğin hususları seçme imkanı sunar. Yani en büyük değeri , seçme ve tercih etme olanağı verir. Bu durumda sen edebiyatı öğrenmek istediğinde seçen konumunda olup , seçilmiş olan edebiyat, sana bütün kollarını açar ve öğrenmenin sonsuz ve sınırsızlığını sana anlatır. Bu yüzden edebiyat demek; senin kendine ne kadar üretme becerisi sunduğuna ve üreten kademesine ne denli eğilim gösterdiğine bağlı olarak, üretilmiş olandan kendine ne kadar ders çıkarman gerektiğini öğrenmen demek…

Yorumlar

    1. Aybuke Selda Çınarlıdere 29 Eylül 2020 at 8:23 am

      Teşekkür ederim. Umarım bir faydası olur 😊

      Cevapla
  1. Alfabeden habersiz şair 29 Eylül 2020 at 11:09 am

    Tebrik ederim çok kaliteli bir yazı..

    Cevapla
    1. Aybuke Selda Çınarlıdere 30 Eylül 2020 at 12:13 pm

      Çok teşekkür ederim.. 🌿

      Cevapla
  2. Adeviye Betül Seçilmiş 29 Eylül 2020 at 5:39 pm

    Edebiyatı bu yazıda daha bir sevdim, kaleminize sağlık…

    Cevapla
    1. Aybuke Selda Çınarlıdere 30 Eylül 2020 at 9:30 am

      Edebiyatın, gün geçtikçe daha da sevilmesine vesile olmak bizleri çok mutlu eder. Çok teşekkür ediyorum. 😊🌿

      Cevapla
  3. Nuray 29 Eylül 2020 at 9:26 pm

    Çok güzel bir yazı olmuş, emeğine sağlık.😊👍🏻

    Cevapla
    1. Aybuke Selda Çınarlıdere 30 Eylül 2020 at 9:27 am

      Çok teşekkür ederim Nuray. 😊🌿

      Cevapla

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir