Çanakkale’de deniz gören bir şehirde doğup büyümek mi onu denizden yaptı, yoksa sanatçılığının verdiği hissetme kabiliyeti çokluğu mu bilinmez ama o denizi en çok kendisinin anladığını şu dizeleriyle söyler;

Deniz’i kimse anlatamaz,
Hiç
Hiç kimse.
Homeros anlatamadı,
Dante anlatamadı,
Anlatamadı Şekspir.

Deniz
Yalnız Deniz
Anlatır kendini
Ben de dinlerim.

Yaşamı boyunca yeniliği ve barışı savunmuş, insanların hayatına dokunduğu için mutlu olmuş biri olan bu şair; 1925’in 23 Temmuzundan itibaren hayatıyla ışık saçmıştır.

Üstelik hayallerimde gerçeği ile örtüşür Arif damar.
Elinde Defne yaprakları, gelir dağıtır hepimize. “Koklayın” der. Gülümser. Cunda Adası’na çok sever ve orada deniz kabukları toplar her yaz. Gördüğü güler yüzlere en sevdiği kabuklardan verir sonra.

Naifliğin simgesi.

Denizden biri.

Kadıköy’ün Arif ağabeyi

Gelibolu’nda öğrenim hayatına başlayan Arif Damar, çocukluğuna da değinir çok kez şiirlerinde;

Arsız bir sarmaşık gibiyim
Ta çocukluğumdan.
Binbir düşe
Umuda
Sıkı sarılan…

Ortaokuldayken şiire başlayan Usta’nın 15 yaşında yeni insanlık isimli dergide altında “Harika Çocuk” diye bir notla şiiri yayınlandı. Öyle hoş karşılandı ki şiiri, Hasan İzzet Dinamo, Arif Damar’ı görmek için okuluna gelmişti. Serüveni de böyleve başlamış oldu Şiir Çınarı’nın. Bu yolculuğu boyunca gerek tırmandı gerek zemine düştü fakat çoğumuz gibi benimde özel defterlerimi süsleyen şiirlerinde her daim bahsi geçer Deniz’in.


Cunda adasında yaşamının çoğunu sürdüren, şiirlerinde insanı ve denizi anladığını bildiren bu adamın hayatında bazı pürüzler de oldu; Ne de olsa Denizden Biri’nin bazen hırçın dalgaları kıyıya vurur.


Kemal Yılmaz 06/11/2006 tarihli yazısında meseleye şöyle değiniyor:  “Geçen yıllarda olduğu gibi bu yılında en renkli kişiliği Arif Damar’dı. Yaşı 80’i Aşan Şiir Çınar’ı Pazartesi günü başarılı bir performansa imza attı. Önce vip salonunda kendisine selam vermediği gerekçesiyle Feridun Andaç’ı bastonuyla dövdü. (Damar’ın bastonunu bu amaç için kullandığı daha önce de görüldü.)”

1959 Yeditepe Şiir Ödülü, 1994 Salihli Dionysios Şiir Ödülü ve 1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü gibi ödüllere imza attıktan sonra Dünyadan göç etti.

O ÖLMEDİ, DENIZ OLDU.

Vefatından sonra çıkan haber başlığı “Deniz oldu” idi. Yaşamında dostlarına deniz kabuğu dağıtması ile tanınan Şairimizin tabutuna deniz kabukları ve kendi el yazısı ile şiirler iliştirildi.

Mustafa Köz: “Onu sonsuzluğa uğurladık. Artık O denizin bir damlası değil, Deniz’in kendisi oldu. Sonsuza kadar yaşayacak..”