Hiç düşündünüz mü, aşk neden bir kalıba oturtulamaz?
Birilerinin aşk tarifi sizin yaşadığınıza biçim veremez mesela. Görecelidir çünkü. Ilk muhabbette en sevdiği renk mi sorulmalıdır muhattaba? Yoksa hiç konuşmadan oturulmalı mıdır? Buna hiç kimse karar veremez.
Ancak aşuk ile maşuk kararın üzerinde düşünme yetkisine sahip olabilir.
Mesela Kırmızı ve Siyah, asıl adıyla Le Rouge et le Noir; ilk baskısı 1830’da yapılan, Fransız yazar Stendhal’ın romanıdır. Türkçeye Kızıl ile Kara olarak da çevrilmiştir. İngiliz yazar Somerset Maugham romanın aşkı hangi boyutu ile ele alındığına da örnek olarak Kırmızı ve Siyah için şöyle der:

‘’Kırmızı ve Siyah, bir aşkın, gittikçe büyüyen bir aşkın hikâyesidir. Korkuları, duraksamaları, ateşli tutkusuyla, usta elinden çıkmıştır. Onu okumak eşsiz bir yaşantıdır.”

Ha bir de, Aşk ve Gurur, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennet ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy arasındaki çetrefilli aşk hikayesini anlatır. Jane Austen bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunsa da, bu ilk izlenimi tersine çevirmekte gecikmez. Soylu bir aileden gelen ve önemli bir servet sahibi olan Darcy’e nazaran Elizabeth’in ailesinin soylu olmayışı aralarında büyük bir sorun olur.

Aşk ve Gurur ise imkansızlara rağmen tutunan iki aşığın hikayesidir.

Bir de hele ki bazı insalara göre adı aşk olmayan bir tür var. Bunu anlatan roman ise: Vadideki Zambak. Bu roman aristokrat bir ailenin en küçük oğlu olan Felix de Vandenesse ile Kont Mortsauf’un erdemli eşi Henriette de Mortsauf arasındaki yoğun ve platonik aşkı üzerinden anlatılmaktadır. Balzac bu romanında toplumca uygun görülmeyen bir aşk hikayesini gözler önüne serer.

Fakat denildiği üzere aşkı ancak yaşayan aşk olup olmadığına karar verebilir. En çok hüzünlendiklerimiz var bir de. Asla başımıza gelmesin istediklerimiz. Mesela Beyaz Geceler: Bir Hayalperestin Anılarından – Dostoyevski
Öykünün yalnız ve hayalperest anlatıcısı, Petersburg’un “beyaz geceler”inde sokaklarda dolaşırken Nastenka adında bir genç kızla tanışır. Nastenka başka birine aşıktır ve onu bekler fakat kahramanımız ondan etkilenir. Beyaz Geceler, sevecen ve hüzünlü bir uzun öyküdür. Hem “dört gece süren bir aşkın hayali” hem de bir kişilik parçalanmanın öyküsüdür.

Antoine de Saint-Exupéry’e göre; “Aşk, birbirine bakmak değil; birlikte aynı yöne bakmaktır.” Bu mühim olay gerçekleştiği sürece bizlere yorum yapma hakkı düşmeyecektir sevgili okurum. Sevgilerimle…

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir